Sincan Ekspress Haber Sayfası

HANGİMİZ ZALİM HANGİMİZ KURBAN?

HANGİMİZ ZALİM HANGİMİZ KURBAN?
YILDIZ EBRAR ULUĞ( yildizebrarulug@sincanekspress.com )
Yıldız Ebrar Uluğ Kırıkkale Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun olmuştur. Aile Danışmanlığı, Oyun Terapisi, Bilişsel ve Davranışcı Terapi, Masterson, Kohut, Aktarım Odaklı Terapi çalışmaları yapmaktadır.
110 views
12 Ağustos 2021 - 1:57

“Hayattaki anlam, bir anlamda bireyin hayatına kendi biçtiği değerdir.” Hayatın anlamı sorulduğunda sizin vereceğiniz cevap nedir? Zalim olmak mı, kurban olmak mı yoksa başka bir şey mi?

Kendi hayatımızı ve kişilerarası ilişkilerimizi kendimize atfettiğimiz değerler sonucunda şekillendiriyoruz. Nasıl oluyor derseniz biraz Eric Berne tarafından geliştirilen transaksiyonel analiz kuramına bakalım.

Farkında olmadan hayatımıza aldığımız insanların bir nedeni var; geçmiş yaşantılarımız.

Geçmişte bildiğimiz, gördüğümüz ve öğrendiğimiz yaşam biçimlerini sünger gibi kendimize ve içimize çekeriz. Farkında olmadan nefret ettiğimiz kişilerin özelliklerine sahip kişilerle evleniriz. Yine farkında olmadan bazen zalim bazen kurban oluruz. Canımızı geçmişte yakanlar gibi yakacak kişileri buluruz ve geçmişte yaşanılan travmaları tekrarlayarak farkında olmadan kurban rolüne bürünürüz. Bazen öyle davranması için hatta kendimiz karşı tarafı kışkırtırız. Kimi zaman onun en hassas noktasını bilen kişi olarak kendimiz, zalim olarak onun canını yakarız. Öğrendiğimizi uygularız kısacası. Tabi birde kurtarıcılar vardır. Onlar ise zalim ve kurban arasında iyilik meleği olan ve mazlum kişiye kol kanat germeye çalışan aslında ya kendisine ya da geçmişte gösteremediği gücünü göstermek isteyen, ben de buradayım demeye çalışan kurtarıcılar.

Fark ettiniz mi çevremiz hep olanlardan dolayı söylenen, hayattan bıkmış ama bu düzenin değişmesi için hiçbir şey yapmayan insanlarla dolu. Dönüp bakıldığında ev içinde mutsuz bir aile tablosu, bitmeyen kavga ve dövüşler. Çünkü bunu bilmiş, bunu görmüş ve kimseye fark ettirilmeden kurban ve zalim rolü insanların iliklerine kadar sindirilmiştir. Çünkü küçüklüğümüzden itibaren kulağımıza fısıldanan o cümleler var: Erkekler ağlamaz, kadın dediğin kahkaha atmaz, eş bu ister sever ister döver, kadın dediğin ağır başlı olur, Erkek adam evine bakmak zorunda, kız dediğin her lafa atılmaz… Bir süre sonra ise bu kelimeler benliğimize yapışıp sanki kendi benliklerinin birer parçası haline gelir. Farkında olmadan bu döngüde yaşar gideriz. Peki, bu geçim kaygısı, bitmeyen ev işleri, çocuk sıkıntıları, iş gerginlikleri, sınav ve okul uğraşlarına ne demeli? Birçok konuya atladık ama denilecek çok şey var aslında “Bunlar için mi geldik bu hayata?” demeli en başta.

Hayatta daha iyi şeyler olabilecekken böyle davranmaya ve düşünmeye devamı? Yoksa artık mutluluk için zincirleri kırma vakti mi?

Yalom’a göre kişinin yaşamı tamamen kendi sorumluluğundadır. Kendi yaşamının, seçimlerinin ve eylemlerinin yazarı kendisidir. Olduğunuz konumdan dolayı çevreye değil kendinize bakın. Eğer bunlar benim kaderim derseniz ise: “Birey değişmeyen kaderi karşısında kaderine yönelik tutumunu değiştirebildiği anda, çektiği acıda anlam bulabilir.” Sözünü hatırlayın. Zalim olmakta kurban olmakta bizim elimizde.

Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting
SON EKLENEN FİRMALAR
Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.