Sincan Ekspress Haber Sayfası

İMTİHAN ŞEHRİ KUDÜS

İMTİHAN ŞEHRİ KUDÜS
HÜSEYİN ÇELİK( huseyincelik@sincanekspress.com )
1996 yılında Manisa’da doğmuş olan Hüseyin ÇELİK eğitim için Ankara’ya gelmiş, sonrasında iş ve sosyal hayatına burada devam etme kararı almıştır. Başkent Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği mezunu olup bu süreçte Türkçe Topluluğu Y.K.Üyeliği, Sosyal ve Kültürel Düşünce Topluluğu başkanlığı gibi görevlerde bulunmuştur. Üniversite yıllarının son demlerinde kendi kitabını yayınlatmış ve bunun üzerine yazarlığa yönelmiştir. İki yıllık öğretmenlik tecrübesinin ardından Yaratıcı Yazarlık ve Etkili/Hızlı Okuma konuları üzerine eğitimler vermiş ve halen ortaokul/lise öğrencilerine M.E.B. dersleri vermeye devam etmektedir. Eğitim faaliyetlerinin yanı sıra kitap, dergi ve köşe yazarlığı görevlerini de yürütmektedir.
252 views
09 Mayıs 2021 - 17:16

Kudüs… Arapça tabiriyle al-Kuds… İslamiyet’te Kudüs, Milattan Sonra 610 yılında ilk Kıble olmuş ve Kur’an’a göre Hz. Muhammed, 10 yıl sonra Miraç’a bu şehirden çıkmıştır. Farkındayız, bu ve benzeri tanımlamalardan, açıklamalardan ziyade barışı tesis etmek, hiç değilse zulmü bertaraf etmek düşer bizlere. Cahit Zarifoğlu’nun da ifade etiiği gibi: “Filistin bir sınav kağıdı, her mü’min kulun önünde.”

Geçtiğimiz günlerde kibir ehlince gerçekleştirilen çirkin durumun Cuma günü ve hatta Kadir gecesinin hemen öncesinde olması hiç de tesadüf olmasa gerek. “Büyük İsrail” romantizminin yerli halka ibadet esnasında zulüm yapması hangi inancın kitabına sığmakta acaba? Hâl böyle olunca “Osmanlı Türkiye’dir, Türkiye Osmanlı; İslam aleminin karakolu Türkiye’dir.” demekten kendini alıkoyamıyor insan. Elbette gönül ister ki eyleme geçmekten de kendini alıkoyamasın insan, zulüm karşısında. Halbuki atalarımız, adaleti ile meşhur Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye, Müslümanları, Hristiyanları ve Yahudileri 400 yıl boyunca barış içinde yaşattı yönetiminde. Devletten de öte, ayetler her şeyi apaçık gözler önüne sermekte, her zamanki mucizesiyle:

“Doğrusu siz o ülkede iki defa fesat çıkaracaksınız ve çok kibirlenip böbürleneceksiniz.” (İsra, 4) “Bu ikisinden birincisinin vakti gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı göndereceğiz ve onlar bütün diyarlarınızı kontrol altına alacaklar, bu gerçekleştirilmesi gereken bir vaattir.” (İsra, 5)

Her iki ayetten de (İsra, 4-5), gayet açık şekilde anlaşılmaktadır ki Yahudiler, İslam’ın, Mekke döneminden sonra fitne ve fesat çıkaracaklar, ancak vakti geldiğinde, Cenab-ı Hakk’ın ‘kullarım’ dediği Müslümanlarla bu ateş söndürülecek ve Yahudiler bozguna uğratılarak, bütün diyarları İslam’ın kontrolüne girecektir… Nitekim aynen böyle olmuş, Mekke dönemi, Medine hicreti ve sonra gelişen olaylarla Yahudiler, çıkardıkları her türlü hile ve entrikaya rağmen ilk Müslümanlar tarafından mağlup edilmişler ve Medine, Hayber, Teyma gibi bölgelerdeki Yahudi gücü yok edilerek buralardan kovulmuşlardır. Yani, İsra Suresi’nin 5. ayetindeki vaat gerçekleşmiş ve Yahudiler, ikinci fesatlarına kadar bu bölgelerde aktif olarak barınma şanslarını kaybetmişlerdir.

Yahudilerin ayette adı geçen ikinci fesatları acaba hangisidir ve ne zaman gerçekleşecektir? İsra Suresinin 6. ayeti çok manidardır: “Bunun ardından sizleri onlara galip getireceğiz, mallar ve çocuklarla size yardım edecek ve savaş halinde sayınızı artıracağız.” Bu ayette Cenab-ı Hak, Yahudilerin bu defa aynı bölgelerde bir gün tekrar hakimiyet şeklinin bir ‘devlet’ tarzında olacağını da haber vermektedir. Nitekim, İslam’ın ilk devirlerinden sonra (1. Fesattan sonra) 1948’lere kadar önemli bir Yahudi meselesiyle uğraşmayan Müslümanlar, 1948 yılında Yahudilerin bir İsrail Devleti kurmasıyla ikinci Yahudi fesadıyla karşılaşmışlar ve Yahudiler, hakimiyeti tesis ederek, bu bölgeyi elde etmişlerdir. Öyleyse Yahudilerin ikinci fesadı, şu andaki “İsrail Devleti”nin fesat ve zulmüdür.

Son söz olarak son elçi, ahirzaman peygamberi buyuruyor: “Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür,” diyecek. Sadece arkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.” (Ennihaye, cilt 1, shf. 87, 103, 104, 117, İbni Mace, cild: 2, shf: 1363; Müslim, cild: 4 Shf: 2239) Bu hadisten anlaşılıyor ki, Müslümanların galip olmalarının şartı: samimi Müslüman ve içten/gönülden kul olmalarıdır. Hak Teala’nın bizi kendine samimi kul, peygamberine layık ümmet eylemesi umudu ve inancıyla…

Hüseyin ÇELİK

Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting
SON EKLENEN FİRMALAR
Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.