Sincan Ekspress Haber Sayfası

“KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİNİN KAMUOYUNDAKİ YANKILARI”

“KADINLARA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİNİN KAMUOYUNDAKİ YANKILARI”
ECEM KAYA( ecemkaya@sincanekspress.com )
1997 yılında Ankara'da doğdum. İlkokulu Burak Reis İ.Ö.O. ortaokulu İl Genel Meclisi İ.Ö.O. okudum. Eğitim hayatıma Nefise Andiçen Lisesi'nde devam ettim. Daha sonra B.Yıldırım Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih bölümünden mezun oldum. Üniversitemizin Tarih Kulübünde 3 yıl başkanlık yaptım. 10 yıl LÖSEV'de 2 yıl TEMA'da sosyal sorumluluk projelerinde asli başkan olarak gönüllü şekilde görev aldım. Kişisel Gelişim, beden dili kullanımı, etkili konuşma üzerine eğitimler aldım. Yaptığım akademik çalışmalar Sincanekspress'te sizlerle olacaktır.
362 views
05 Mayıs 2021 - 0:20

Sevgili okurlarım bu hafta tarih köşemizde Kadınlara Seçme Ve Seçilme Hakkı Verilmesinin Kamuoyundaki Yankıları konumuz olacaktır.

Türk kadınları, II. Meşrutiyetle birlikte siyasete ilgi duymaya başladılar. Ama bu ilgi siyasal hak isteme düzeyinde değildi. Bu süreçte kadın hareketinin amacı, kadını toplumsal ve ekonomik yaşama katmaktı. Ancak gelenekler, dini algı, toplumun ataerkil yapısı, kadın hareketinin önündeki en büyük engelleri oluşturdu. Hem bu nedenlerle hem de yönetim felsefesi nedeniyle, kadının durumunda geniş boyutlu değişim sağlamak mümkün olmadı.

Türk kadını Milli Mücadele Dönemi’nde de etkin olarak direniş faaliyetleri içerisinde yer almış ve mücadeleci kimliğini canı pahasına ortaya koymuştur. Cephelere silah taşıdılar.. Basında, gazetelerde, dergilerde gizli mahlaslarla yazılar yazarak Milli Mücadeleye destek verdiler.. Cephede sadece erkekler değil, topyekün bir mücadele ile kazanılan bu zaferleri büyük siyasi ve diplomasi ile taçlandırdılar. Kadınların siyasi hakları kazanmasına yönelik tartışmalar zaman zaman meclis gündemine taşınmış olmakla beraber kadınlar, 1930 yılında belediye seçimlerine katılma, 1933 yılında muhtar seçme ve seçilme ve son olarak 1934 yılında da milletvekili seçme ve seçilme hakkını elde etmiştir.

Kadın haklarına ilişkin çalışmalar II. Meşrutiyet Döneminde daha sistemli bir hale getirilmiştir. Bu dönemde yardım amaçlı kadın cemiyetlerinin çoğalmasının yanı sıra kadın haklarını savunan cemiyetlerin de kurulduğu görülmüştür.

Aslında Cumhuriyetin kadınlara hak ettiği itibarı vereceğini, Atatürk yaptığı konuşmalarda sıklıkla dile getirmiştir. Bunlardan biri de İzmir’de yaptığı konuşmadır: “…Bir toplum, cinsinden yalnız birinin zamanın gereklerini kazanmasıyla yetinirse o toplum yarıdan fazla eksiklik içinde kalır. Bir millet gelişmek ve medenileşmek isterse özellikle bu noktayı temel olarak kabul etmek mecburiyetindedir. Bizim toplumumuzun başarısızlığının nedeni, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlik ve kusurdan doğmaktadır… Bundan dolayı bizim toplumumuz için ilim ve fen gerekli ise bunları aynı derecede hem erkek ve hem de kadınlarımızın kazanmaları gerekir… Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya karar vermiştir. Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız da bilgin ve ilme açık olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğrenim derecelerinden geçeceklerdir. Sonra kadınlar sosyal hayatta erkeklerle beraber yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır. Sözleri ile kadınların siyasi hayatta da yer alması gerektiğini belirtmiştir. Daha sonra Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 1930 yılında kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı, 1933 yılında muhtar seçme ve seçilme, 1934 yılında da milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildiği tarihte, henüz pek çok dünya devletindeki kadınların bu haklara sahip olmadığı bilinmektedir.

Abidin Daver de Cumhuriyet gazetesindeki yazısında Türk kadınına verilen hakkın Fransız kadının da bile olmadığını şöyle dile getirmiştir: “…Ve böylece on sene içinde Fransız kadınını da geçtin. O, saylav seçmek ve saylav olmak şöyle dursun, belediye meclislerine girmek şöyle dursun, belediye seçimlerinde oy vermek için uğraşıyor. Türk kadını sevin, kıvanç duy ki Kemal Atatürk seni, on sene içinde hürriyetin anası olan Fransa’nın kızlarından daha yükseklere çıkardı.”

Fransa’da yayınlanan “Le Journal” gazetesi Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesini şöyle değerlendirmiştir: “Yeni Türkiye zimamdarları çok parlak bir eser yaratacaklardır. Memlekete, büyük mazisine layık bir istikbal temin etmek istiyorlar. Her şeyden evvel ulusal duygunun ihyasıyla işe başladılar. Bu işte anaların büyük rolleri vardır ve mecliste yer almış bulunuyorlar. ”

Alıntılarla yabancı basınlarda yer alan bu haklar dünyaya örnek olmuş bir girişimdir. Türk kadını her alanda olduğu gibi siyasi alanda da başarı göstermiştir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim ..

ECEM KAYA

Kaynakça

Sevilay Özer, Kadınlara Seçme Ve Seçilme Hakkı Verilmesinin Türk Kamuoyundaki Yankıları”, Mart 2013 s. 132.

Leyla Kaplan, “Cemiyetlerde ve Siyasi Teşkilatlarda Türk Kadını (1908-1960) ”, Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara 1998, s. 8.

“Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri”, Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, Ankara 2006, s. 452.

Abidin Daver, “Türk Kadını Sevin ve Kıvanç Duy”, Cumhuriyet, 7 Şubat 1935.

Saime Yüceer, “Demokrasi Yolunda Önemli Bir Aşama: Türk Kadınına Siyasal Haklarının Tanınması” , Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 14, 2008, s. 135.

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.