Sincan Ekspress Haber Sayfası

RÜYALAR

RÜYALAR
YILDIZ EBRAR ULUĞ( yildizebrarulug@sincanekspress.com )
Yıldız Ebrar Uluğ 1999 yılında Ankara'da doğmuştur. Aktif olarak Kırıkkale Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 4. Sınıf öğrencisidir.
1.214 views
02 Mayıs 2021 - 21:27

Rüya nedir? Neden rüya görmeyiz? Rüyalar hastalığımızın habercisi olabilir mi? Neden kabus görürüz? Psikoloji ve rüyaların bağlantısı nedir?

Rüyalar bugün olduğu gibi yüzyıllar öncesinde de insanlık tarihi için merak konusu olmuştur. Antik çağda insanlar rüyaları inandıkları tanrılardan ve şeytanlardan gelen mesajlar olarak görüp doğaüstü güçler dünyasıyla ilişkilendirmişlerdir. Aristo ise bunların tam tersini iddia ederek rüyaların ilahi değil şeytani yani kötü ruhlar tarafından olduğunu dile getirmiştir. 19. Yüzyıla kadar rüyalar ile ilgili konular metafizik ve metapsişik temellerle sınırlı kalmıştır. Peki, rüya nedir? Neden bazı insanlar her gün rüya görürken diğerleri görmez?

Rüya çeşitli biçimlerde tanımlanmaktadır. Rüya bazı bilim adamlarına göre REM uykusu sırasında ancak diğer zamanlarda da gözlenen öykümsü imajlar ve algılar dizisidir. Rüya ya da düş, uykunun genel ve karakteristik özelliklerinden biri olup, uykunun hızlı göz hareketi (REM) adlı evreleriyle yakından ilişkili bulunan, görsel ve işitsel algı ve duygulardır. Rüyaların biyolojik içeriği, işleyişi ve maksatları tümüyle anlaşılmış değildir. Rüyalar ile ilgili bazı genellemeler ise şu şekildedir; dışarıdan verilen uyarıcılarla rüyalar tetiklenebilir, rüyalar kişinin o gün veya yakın bir zamanda yaşadıkları ile ilgili olduğu ve aynı zamanda gerçekmiş gibi algılanmasıdır. Rüya anında ön beyin aktif hale gelir ve dış dünyadan gelen düzenli ve gürültülü girdiler engellenmeye çalışılır. Rüyaları anlamamız bir o kadar zor ve karmaşıktır çünkü bilincin ve bilinçdışının arasındaki bir uçurum olarak görülmektedir. Bunun için üzerinde uzun zamanlar çalışılması gerekir. Rüyalarımız üzerinde çalışmalar yaparak bu uçurumu yardım alarak ya da bilgilerimize bağlı olarak yardım almayarak kapatmaya çalışabiliriz.

Günlük yaşantımızda anlamlandıramadığımız çözemediğimiz olayları beyin gece uyurken işlemeye başlar. Bunlar sonucunda rüyalar, kabuslar oluşur. Bazen yaşanılan travmalar sonucunda ya da beynimizin kabul etmediği durumlar karşısında sabah uyandığımızda beynimiz bunları hatırlamamızı engeller. Aslında kendi bilgimizi kendimizden saklar. Yani aslında rüya görmüyoruz değil. Bilinçdışında bastırdığımız durumları hatırlamıyoruz demektir.

Psikoloji biliminin rüya olgusuyla ilgilenmeye başlaması ise 1900’lü yıllarda olmuştur. Rüyaların oluş mekanizmaları ile işlevlerini, psikolojik ve nörofizyolojik olarak bilimsel yoldan açıklama çabaları başlamıştır. Birçok kuram rüyaları araştırmış ve danışma esnasında farklı tekniklerle bu konuyu ele almışlardır. Bunların başında Freud, rüyaların bir arzunun gerçekleştirilmesi olduğu düşüncesiyle ve bastırılmış olan bilinçdışının sansürlenerek bilince çıkması olarak danışmalarında rüyaları ele almıştır. Rüyaların üç türü bulunur; günün kalıntısı denilen yaşanmış olanlar, ikincisi kişinin çocukluğundan yer ve zaman kavramlarının silinerek bilinçaltında tuttuğu malzemeler ve üçüncüsü ise kişinin susadığında rüyasında su içtiğini görmesi gibi olan bedenin ihtiyaçlarından kaynaklı olan rüyalardır. Jung’a göre ise rüyaların ödünleme, kehanet, dini mesaj, nevrozları yansıtma fonksiyonları vardır. Bu tanımları türetebiliriz.

Uzmanlar tarafından rüyaların fiziksel ve zihinsel sağlık üzerinde bir göstergesi olduğu kesinleşmiştir. Mesela kabuslar kimse tarafından sevilmezler ve bunların duygusal travma veya akıl sağlığı hastalığının bir sonucu olunabileceği belirtiliyor. Aynı zamanda uzmanlar kalp rahatsızlığı ve uyku apnesi gibi şeylerle bağlantılı olabileceği gibi kalp ritmindeki bozuklukların yanı sıra solunum ile de ilgili olabileceğini belirtmişlerdir. Eğer rüyanızda dar sokaklar görüyorsanız bunun bağırsaklarınızla, dişlerinizin döküldüğünü görüyorsanız diş ağrınızla bu durum alakalı olabilir. Dış uyaranlarda ise hafif bir ısıtıcının ayaklarınıza yaklaşması sonucunda rüyanızda ateşler içinde yanıyor olabilirsiniz. Bazı çalışmalar gerçekte gıdıklanan kişinin rüyasında işkence gördüğü, sıcak ütü yaklaştırılanların ayaklarını mangala soktuğu, mum ışığı verilenlerin hava ve sıcaklıkla ilgili rüyalar gördüğü belirtilmiştir. Aynı zamanda çoğu kişilerce kabul gören ortak rüyalar; yüksek bir yerden düşme, dişlerin dökülmesi, çıplak olduğu için utanma gibi durumlar bulunmaktadır. Birden fazla görülen rüyalarda REM uykusunun kesilmesi sebebi ise anksiyete ve depresyon gibi duygu durum bozukluklarının nedeni olabileceği söylenmektedir. Parkinson hastalığı yaşayan insanlar daha fazla uyku bozukluğuna sahip olur. Ayrıca kâbuslar, gerçek gibi hissettiren rüyalar, uykuda konuşma, bacak hareketleri, huysuz bacak sendromu, yattığı yerde dönme zorluğu gibi durumlarla ortaya çıkabilir.

Rüyaların karmaşıklığı ve zorluğu 21. Yüzyılda olmamıza rağmen kendini korumaktadır. Hala gizemini korumakla beraber belirtilene göre Jung bile 80.000 rüya analizi yaptığını belirttiği halde bu alanda kendisinin yetersiz olduğunu belirtmiştir. Rüyalar ile ilgili çalışmalar ve araştırmalar devam etmektedir devam ettikçe bu konuların daha da aydınlanması beklenmektedir.

Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting
SON EKLENEN FİRMALAR
Sobe KokoreçFree Shoutcast HostingRadio Stream Hosting
Sobe Kokoreç

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.