Sincan Ekspress Haber Sayfası

SİNCAN MÜFTÜMÜZ MEVLÜT TOPÇU’DAN “ŞİFA AYI RAMAZAN”

SİNCAN MÜFTÜMÜZ MEVLÜT TOPÇU’DAN “ŞİFA AYI RAMAZAN”
85 views
15 Nisan 2021 - 2:22

Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini kalbinde saklı tutan, Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, Cehennem kapılarının ardına kadar kapatılıp, Şeytanların zincire vurulduğu, bu rahmet iklimini hakkıyla ihya edenlerin bağışlanacağı, ibadetlerimize daha fazla sevabın verileceği müjdesinin habercisi, bedenimizin zekatı, ve sadece oruç tutanların gireceği ebedi saadet kapısının anahtarı olan, Rahmet, rağbet, mağfiret ve bereket ayı Ramazan ayına kavuşmamıza sayılı günler kaldı. Biz müminlere bu sevinci, mutluluğu, heyecanı nasip eden, Kur’an’ı bizler için nimet kılan, Allah Resulü (sav) Efendimizi Alemlere rahmet olarak gönderen Rabbimize nihayetsiz hamd, elçisi Efendimiz (sav)’e salat ve selam ediyoruz. Hicretin ikinci yılında Müslümanlara farz kılınan oruç ibadetinin farziyyeti Kitap, Sünnet ve İcma ile sabittir. Ramazan ayına ulaşan akıllı, ergenlik çağına gelmiş, erkek ve kadın her Müslüman oruç tutmakla yükümlüdür. Orucumuzun geçerli olması için ise niyet etmek, (Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır.) orucu bozan şeylerden sakınmak, hayız ve nifas halinde olmama, orucu vaktinde tutmak. İslam dini, ilke olarak kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler getirmiştir. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucu ibadetini belli şartlara bağlı olarak erteleme konusunda bazı ruhsatlar getirilmiştir. İslam âlimleri ayet-i kerimeler ve ilgili hadislere dayanarak Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan mazeretleri şu şekilde sıralamışlardır ; Yolculuk, Hastalık, Yaşlılık, İleri derecede açlık ve susuzluk, Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak, Gebe ve emzikli olmak. Ruhsata gerekçe olan hâl ortadan kalkınca tutulamayan oruçlar kaza edilir. İyileşmesi mümkün olmayacak şekilde hasta olmak, ya da aşırı yaşlı bulunmak gibi oruç tutmaya sürekli bir engelin bulunması hâlinde tutulamayan her oruç için bir fidye verilir. Bir oruç fidyesi bir fıtır sadakası miktarıdır. Bir fıtır sadakası ise, bir kimseyi orta hâllisi ile bir gün doyurabilecek yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır. Oruç İbadeti İmsak vaktinden (fecr-i sadığın doğuşundan) iftar vaktine (güneşin batışına) kadar yemek, içmek ve cinsel ilişkiden uzak kalınarak eda edilen bir ibadettir. Farklı takvim uygulamaları ve imsak için farklı zaman dilimleri uygulayan kesimler dikkate alındığında, gerekli tüm astronomik ve ilmi gerçeklerle imsak vaktinin tayini yapılan Diyanet Takvmimizdeki imsak ve iftar vakitlerine itibar edip, ibadetimizi bu minvalde yerine getirmemiz önem arzetmektedir. Orucun temel unsuru, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak, nefsi bunlardan mahrum bırakmak olduğu için, oruçlu iken bunlar ve bu anlama gelecek davranışlar orucu bozar. Yemek ve içmek, yenilip içilmesi mûtat olan her şeyi kapsamı içine alır. Sigara, nargile gibi keyif veren tütün kökenli dumanlı maddeler ile uyuşturucular ve tiryakilik gereği alınan tüm maddeler oruç yasakları kapsamına girer. Her ne sebeple olursa olsun, ağızdan alınan ilaçlar da aynı hükme tabidir. Orucu kasten, yani mazereti olmadığı halde bilerek bozmak, Ramazan’ın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. (Buhârî, Savm, 30) Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, 2021 yılı Ramazan Ayı Temasını içinde bulunduğumuz pandemi sürecini göz önünde bulundurarak, aziz milletimizin bilhassa gönül dünyasına hitap edecek şekilde “ŞİFA AYI RAMAZAN” olarak belirlenmiştir. Rabbimiz Yüce Kitabımızı Ramazan ayında indirdiğini1 , Kadir gecesi indirilmeye başlandığını2 Kur’an’ın müminlere rahmet ve şifa kaynağı olduğunu3 , bizlere haber vermektedir. Gelin bizde hız ve haz çağında yorulan, sıkışan gönüllerimizi şifa menbaı olan Hz. Kur’an ile buluşturalım, gelin pandemi sürecinde evimizde kılmamız gereken teravih namazlarımızı ailecek eda etmenin hazzına erişelim, gelin iftar sofralarımıza davet edemediğimiz ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi gönül soframıza misafir edip zekatımızı, sadakamızı, infak, fidye ve fitrelerimizi ulaştırarak bir birimize derman olalım, gelin Kur’an öğrenmeyen kardeşimiz ve hane kalmasın diyerek Allah’ın kelamını öğrenelim, Gelin Yaşayan Kur’an Hz. Resulullah’ın hayatını öğrenip yaşayalım. Gelin imtihan dünyasında vakti hirâ kılalım. Sözlerimin sonunda Rabbimizden niyazım Mübarek Ramazan-ı Şerifi, nefsimiz, ailemiz, aziz milletimiz ve mümin kardeşlerimiz için muhtaç olduğumuz şifa, rahmet, bereket ve sekinetle buluşmamıza vesile olmasıdır. Allah’ım! Kur’an-ı Kalplerizin gıdası, Ruhlarımızın Şifâsı, Maddi ve manevi dertlerimizin devası, Kabrimizin Ziyası eyle. (Amin)

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.